Siyasette genelde hep süregelen bir yöntem olmuştur.
Selef – halef ilişkisi.
Birileri siyaseten oturduğu koltuğu öylesine sahiplenir ki.
Asla bırakmak istemez.
Sanırsın babasından miras.
Mesela, İyi Parti Aliağa İlçe Başkanının seçimlere doğru giderken yarattığı kafa karışıklığı gibi.
İçinizden, “ee”diyenler vardır mutlaka.
Biraz daha ileriye gidip, “eski köye yeni adet getirme” diyenlerde çıkacaktır.
Siyasetin mezarlığında gömülü olanlar da hep bu yüzden olmadı mı?
Bir düşünün.
Eski köye yeni adet getirmedikleri için kaç tane efsane parti ve lider siyasetin mezarlığında?
Mecliste tek başına yasa çıkarma gücü olan liderler ve partilerinin esamesi yok.
Partilerinin tabelaları bile yok.
Aliağa İyi Parti demişken bu yazının yazılmasına neden olan şey.
Osman Moğulkoç’un İyi Parti İlçe Başkanı Adayı iken bir anda bir başka aday lehine çekilmesidir.
Yapılan basın açıklamasını birkaç dakika ile kaçırdım.
Ancak videolardan izledim.
Tekrar tekrar izledim.
Ayrıca kulislerde söylenenleri de bir araya getirirsek.
Görünüşte; birlik beraberlik mesajları veriyor.
Yani buz dağının üst tarafını cilalıyor.
Ya o buz dağının alt tarafı ne diyor?
Muhabir, verileni olduğu gibi alır.
Cırt diye bir fotoğrafta çekti mi.
Haberi fotoğraf ile süsler yayınlar.
Gazeteci ise orada asıl söylenmeyeni araştırır.
Yani buz dağının alt tarafını.
Şu koltuk sevdası öyle bir şey ki.
İnsanlar bir anda en yakınını bile satabiliyorlar.
Geçmişte yediği içtiği ayrı gitmeyen kişiler.
Ne yazık ki an itibarıyla bakıyorsun.
Düşman olmuşlar.
2004 seçimlerinde aday olamayan Yenifoça Belediye Başkanı Osman Yurtseven’i apar topar aday yaparken.
Öğrendik ki, başkanlık koltuğuna çift sandalye koydurma hayali ile yola çıkılmış.
Olmayacağı görülünce de adeta kazanmaması için sanki muhalif tavırlar sergiler olmuştu.
Yıl 2013 benzer hikâye Gökhan Demirağ ile gene Osman Yurtseven arasında yaşanmıştı.
Bu örneklerle şunu anlatmaya çalışıyorum.
Osman Moğulkoç’u gerçekte ne rahatsız etti de
Eski köye yeni adet getirmeye kalktı?
Durup dururken neden başka bir aday lehine çekilme kararı aldı?
İlerleyen günlerde göreceğiz.
Aklıma deli sorular geliyor.
Zirve yolculuğu genelde iki ya da üç kişi ile başlar.
Halkın bu yolculukta gösterdikleri iradeye verdikleri destek kadar zirve yolculuğu devam eder.
Zirveye yaklaşıldığında üçlü arasındaki en zayıf halka elenir.
Ancak, orada tek kişiye yer vardır.
İyi Parti son yıllarda oldukça popülaritesini yükselten parti.
Mevcut İlçe Başkanı Yavuz Adar Milletvekilliğine aday adayı olunca gerçekte Selef – Halef ilişkisine mi girdi?
Bu durum çalışma arkadaşları arasında ne tür kırılmalar yaşattı?
Birilerine gidip “Adayım şu, onu destekleyelim” dedi mi?
Foça örneğinde olduğu gibi kendini.
Milletvekili olamazsa bir anlamda Onursal Başkan teranesi ile Aliağa’daki siyasi gücünü koruma çabasına mı düştü?
Bu mana da etik değerler dışına mı çıkıldı?
Tüm bunlar oldu da.
Osman Moğulkoç, parti içi çözülme veya düşmanlık belirtileri mi gördü?
Bunca emek, çaba boşa gitmesin diye mi böyle bir açıklama ihtiyacı duydu?
Sizce o basın açıklaması niye yapıldı?
Aliağa’da seçimlere ramak kala
Dilerim mevcut İlçe Başkanı Yavuz Adar tüm sorular ışığında bir açıklama yapar.
Yapar da kulislerdeki kaynayan bu dedikodular cevap bulur.
Bu arada kendisini Milletvekili adaylığı konusunda kutluyor, başarılar diliyorum.
Aliağa’dan Bir Milletvekili çıkmasının Aliağa’nın menfaati olacağını düşünüyorum.
Net soru;
Yavuz Adar, kamuoyunda çokça konuşulan halefin var mı?
Varsa kim?