Bir önceki yazımda Davos’cuları kaleme almıştım.
Millet İttifakının göstereceği adayın kazanması durumunda küresel olarak.
Kimlerin, Karadeniz’in kuzeybatısında süren savaşın kaderinin değişeceği beklentisine dair düşüncelerimi anlatmaya çalışmıştım.
Bu yazımda da.
Aksi durumda, yani Cumhur İttifakı kazanırsa asıl kazanan tarafı Dolar – Petrolcüleri kaleme alacağım.
Kim bunlar?
Rusya – Amerika – İngiltere – Bazı Arap ülkeleri – İsrail ve dolaylı olarak Çin.
Rusya, Amerika ve bazı Arap ülkelerinin ortak buluştuğu payda.
Petrol ile Doğalgaz.
Ticari para birimleri ise Dolar.
Davos’cuların Yeşil enerji.
Para birimleri (planlanan) Kripto para
En az Davos’cular kadar tehlikeli bir birlik.
Ulusal sermayelerin güdümünde ticaret.
Aynı zamanda tüm yeraltı kaynaklarını bitirmiş olan Avrupa’ya; “Bir çekil aradan” diyenler.
Avrupa teknolojik gelişim açısından bir dev ancak sanayisini çalıştırabilmek adına Asya’ya – Ortadoğu’ya vs.
Hammadde açısından zengin yeraltı madenleri olan ülkelere ihtiyacı var.
Bu yüzdendir ki;
Dünya’yı tek devlet yapıp.
Aslan payını da şirketlere veriyor.
Yukarıda saydığımız birlik, Dolar – Doğalgaz – Petrolcuları bir anlamda yok etmeye çalışıyor.
Alın size Ukrayna – Rusya savaşının perde arkası.
Ukrayna’da Rusya ile perde arkasında Amerika mı savaşıyor?
Hadi canım sende.
Bu yıl içerisinde bu savaşın biteceğine inanıyorum.
Belarus’a ve Rusya’ya sınır toprak parçalarını Rusya alır.
Geri kalanına da Amerikan şirketleri çöker.
Tadilat – tamirat ve yeniden İnşa bahanesiyle.
Bugüne kadar verilen 30 Milyar Dolar borcu (silahların bedeli hariç) Ukrayna nasıl ödeyecek?
Tüm bu gelişmeler ışığında kilit nokta da bir seçim süreci var.
Bizim için fırsatlar sunan, ortada duruşumuz bize hiç beklenmedik kapılar açabilir, açıyor da.
Nitekim; Doğalgaz aramaları Şırnak’ta çıkartılan petrol.
Savunma sanayindeki hamleler.
Savaş boyunca denge ülkesi olmamızın tezahürü.
Dünler de meşrubat üretip başka bir il’e satışını yapmamız bile Amerikan meşrubatları açısından bize savaş gerekçesi iken.
Şimdiler de savaş uçaklarını bile yapıyor olmamız size de garip gelmiyor mu?
Demem o ki;
Türkiye Mayıs 14’ünde sandığa giderken.
Geleceğini belirleyecek.
Ya!
Avrupa Birliği tarafında yer alıp.
Sınırların kalktığı tek Dünya Ülkesi.
Başında da Küresel şirketlerin tek merkezden yönetimi.
Ya!
Denge de duruşunu güçlendirip
Kritik ortamdan çıkarımlarını elde edip.
Yeni Yüzyıl’a daha güçlü.
Oyun kurucu bir ülke olarak devam edecek.
Her iki grup açısından da bakıldığında bize kalan.
Kırk katır mı?
Kırk satır mı?
Sağlıkla…