Çaltıdere Köyü’nde bulunan, Aliağa Belediyesi tarafından satışa çıkartılan arazinin, birinci derece sit alanı olan bölgesi üzerine bazı siyasilerin yaptığı uydurma iddialar, bilim insanları tarafından suya düşürüldü.

 

İşaret Gazetesi olarak soruyoruz;

Asıl yapılmak istenen Aliağa Belediyesi’ne Şufa Davası açtırıp bir – bir buçuk yıl uğraştırıp, daha sonra hisse sahibinden, hissesini aldırıp söz konusu yerin tamamının belediyeye geçmesini sağlamak, ardından da encümenden satış yetkisini meclise aldırıp, mecliste satışı ret ederek söz konusu çalışmaların, önünü kesmek mi amacınız?

 

Geçtiğimiz günlerle, gündemden düşmeyen Çaltıdere Köyü’ne giderek, köy sakinleri ile konu üzerine röportaj yapmış, onlara bazı kişiler tarafından söylenilen, ‘sit alanına termik santral kuracaklar’ yalanını siz değerli okurlarımızla paylaşmıştık. Bazı parti mensuplarının, kapı kapı, kahve kahve dolaşarak, gerçeği yansıtmayan satış tutarları, sit alanına termik santral yapılacağı, arazinin peşkeş çekildiğini’ anlatan kişiler olduğunu dile getiren köylüler de tedirgin olmuş ve bu tedirginliklerini bizlerle paylaşmışlardı.

Yalanları Suya Düştü

Arazinin birinci derece sit alanı olan bölgesinin altında Myrina Antik Kenti olduğu gerçeği ortaya çıktı. Söz konusu Antik kentin olduğu alanda yer alan bilgilendirme tabelalarının olduğu bölgede, antik kente ait olan sur duvarlarını görebiliyorsunuz. Bölgede birçok araştırma yaparak, antik kentin önemli bulguları gün ışığına çıkartıldı.

2011 yılında Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nurettin Öztekin tarafından Myrina ve Gryneion antik kentlerinde yüzey araştırmalarına başlanmış. 2011-2013 yılları arasında devam eden araştırmalardan sonra 2015 yılından itibaren Adnan Menderes Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Çekilmez başkanlığındaki bilim ekibi tarafından araştırmalar yürütülmektedir.

Yrd. Doç. Dr. Murat Çekilmez yaptığı bilimsel açıklamada; ‘Aliağa’nın 8 km kuzey doğusunda yer alan Myrina antik kentinin 8 km yakınında Çaltıdere Köyü (Mahallesi) yer almaktadır. Aiolis Bölgesi’nin önemli kentlerinden biri olan Myrina ya da diğer adıyla Sebastopolis yerleşimi, Kyme, Akhaion Limen ve Gryneion arasında konumlanmıştır.

Yapılan ilk çalışmalarda Myrina antik kentinin kabaca sınırları belirlenmiştir. Çalışmalara göre kent, deniz kenarında ve Güzelhisar (Titnaios) çayının denize döküldüğü alanda Kalabasar (Kalabassary / Öteki) Tepe, Apar (Beriki) Tepe, Andız Tepe, Sarıkaya, Kömürcü ve Kalem Tepe adlı alanlar üzerinde yer almaktadır.’ İbareleri bulunmaktadır.

Yapılan çalışmalarda kent suru parçaları, agoraya ait mimari parçalar, tiyatro, yanmış seramik ve cüruf parçaları ve çeşitli kalıntılar bulunmuştur.

Çalışmalara büyük destek veren isimlerinin başında da Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve Basın Danışmanı Şenol Gök geliyor.

‘Bizi Salak Yerine Koymayın’

Bu durum doğrultusunda, Başkan Serkan Acar, antik kentin ortaya çıkartılması, bölgeye kazandırılması için bu kadar çabalarken, altında antik kent olduğu bilinen, belgelenen, kalıntılarına ulaşılan bu alana bırakın termik santrali, bir çivi çakılacağı yalanına dahi kimsenin inanmayacağını belirten Aliağalılar, ‘artık yalanla dolanla bizim beynimizi yıkamaya çalışmayın.  ‘saf köylü, kandırırız, istediğimizi yaptırtırız, korkuturuz’ dönemi artık bitti. Yalan ile başarı gelmez, çalışın, belgelerle, bilgilerle konuşun ya da artık hiç konuşmayın, yeter, bıktık’ dedi.

Aziz Kocaoğlu’nun, Çaltıdere’deki arazi satışı için sosyal medyadan ‘satılacaksa biz alalım’ teklifinin de düzmece olduğunu söyleyen köylüler, ‘Zaten niyeti ciddi olsaydı, teklifini belediyeye yapardı, facebooktan talip olmak ne demek? Gösteri yapıyorlar, halka çözüm üretiyoruz görünümü vermeye çalışıyorlar ama bu halk artık bunları yutmuyor. Sayın Kocaoğlu ev ya da araba alacağı zaman, facebok sayfasına mı yazıyor, ‘şuradaki ev satılıksa alayım’ diye? Dalga geçiyorlar resmen, malumun ilanı da meclisin olağanüstü toplantısında oldu, CHP’li meclis üyeleri, Aziz Kocaoğlu’nun araziyi almasında ret oyu kullandı. Yazık vallahi çok yazık, bizim aklımızla dalga geçenler, dönsün kendi akıllarına baksın’ diye konuştu.

Myria Antik Kenti

Antik dönem kentleri konusunda antik yazarlar ışığında araştırmalar yapan Smith, Myrina’nın çok güçlü ve küçük bir kent olduğunu, güzel bir limanı olduğunu, Tiberius ve Traian Dönemi’nde kentte depremler olduğunu ancak kentin eski gücüne tekrar kavuştuğunu belirtir. Umar, Myrina’nın bazı yazıtlarda Mourina olarak geçtiğini, Myrine adının Luwi dilinden geldiğini, kentin adının ‘yüce ana yurdu’ anlamına gelen Mura-wana’dan geldiğini belirtmektedir.

Sewin, Gryneion’un güneybatısındaki kentin Elaitikos Körfezi’nde ve Titnaios Çayı’nın kenarında yer aldığını, Amazonlar kraliçesi tarafından kurulduğunu belirtir. Araştırmacıya göre kent Attika-Delos Birliği’nin ilk üyelerindendir. MS 17 yılında meydana gelen depremde zarar gören kente yardım eden imparator Tiberius için kentin adı Sebastepolis olarak değiştirilmiştir. Sevin ayrıca kentte MS 106 yılında deprem olduğunu ve bu nedenle kentin önemini yitirdiğini, MS 4. Ve 5. Yüzyılda ise kentin Ephesos metropolitliğine bağlı bir psikoposluk merkezi olduğunu aktarmaktadır.