Son zamanlarda gündeme bomba gibi düştü Aliağa’nın Çaltıdere Köyü. Sokaktaki vatandaştan, siyasi partilere, milletvekillerine kadar herkes Aliağa’da, Belediye tarafından satışı gerçekleştirilen Çaltılıdere Köyü’ndeki araziyi konuşuyor. Hatta daha düne kadar Çaltıdere diye bir köyden haberdar olmayanlar bile, sözüm ona bugün köyün ve köylünün haklarını savunmak amacıyla, bir sürü gazeteye özel haber yaptırıyor.

Paylaşılamayan Mahalle Çaltıdere

Bu satış ile ilgili en çok feveranı üç kişi yapıyor. Bunlardan ilki CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz. Durmaz konu ile ilgili, hemen hemen İzmir’in tüm yerel gazetelerine haber yaptırdı. Arazinin satış fiyatının düşük olduğunu, hileli satış yapıldığını, bu araziyi Aliağa Belediyesi’nin birilerine ya da dolaylı yönden kendilerine peşkeş çektiğini, hukukun alt satırlarının kullanılarak, kılıfına uydurulma işleminin yapıldığını iddia ediyor ve ekliyor ‘köylüler o arazileri her evden birer öküz satarak aldılar, komşularından aldıkları ödünç öküzlerle tarla sürdüler. Biz bu işin peşini bırakmayacağız, hem kamuoyunda hem de hukuki hakkımızı aramaya devam edeceğiz.’dedi.

İkinci olarak bu satışa karşı çıkan Ak Parti Aliağa İlçe Başkanı Yaşar Akbulut. Akbulut; satışın önce Belediye Meclisinden geçmesi gerektiğini, ardından encümene getirilebileceğini vurguluyor. Fakat Çaltıdere Mahallesine bağlı arazi için gerçekleştirilen satışta, Belediye Meclisine sunum yapılmamış direk encümen kararıyla, ismi belli olan kişiye satış kararı onanmıştır. Gitgide kalabalıklaşan ve sosyal alanları yetersiz olan Aliağa’da bu arazi, tesis olarak halka kazandırılmalıydı, diyor.

Son olarak da, CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Yücel Özen sosyal medya üzerinden ‘Köy Malları Satılıyor’ başlıklı bir açıklama yapıyor. Özen’in açıklaması olduğu gibi alınarak bazı internet gazetelerince kullanılıyor. Açıklamada, ‘Bu kez MHP’li Aliağa Belediyesi, gözünü köylülerimizin Ata Yadigarı Cumhuriyet armağanı mallarına dikti’ diyor ve MHP’li olmayan herkesten, belediyenin MHP’li olduğunu vurgulayarak destek talebi oluşturuyor.

Tüm bunların üzerine her zaman haklının sesi olup, milletimize doğruları, gerçekleri en yalın hali ile sunmaya olan gayretimiz ile çıktık yola. Hem araziyi yerinde görelim, hem de köylülerimiz bu konu ile ilgili neler düşünüyor, bir de onlardan dinleyelim dedik. İşaret Gazetesi ekibi olarak, Aliağa’nın sesi, sözü, gözü olmanın verdiği tüm sorumlulukla daldık Aliağa’nın kahvehanelerine.

Bölge sakinleri ile konuşurken, konunun tam anlaşılamadığını fark ettik zira aslından yanlış bilgilendirme yapılacağını düşünmemiştik. Halkımızın birçoğu, CHP’li bazı kişilerin gelerek, kendilerini bilgilendirdiğini ve bir dönüm arazinin 25 TL’ye satıldığını söylediklerini dile getirdi. Gerçekle örtüşmeyen bu bilgiler üzerine yaptığımız detaylı araştırmalar ve görüşmeler üzerine, koskoca dağların, taş ocaklarının ve madenlerin 30 yıl için, yıllık 4000 TL gibi komik bir rakama kiraya verildiğini öğrendik. Aynı şekilde bu bilgiler de halkımıza yalan ve yanlış olarak aktarılmış, yapılan ticari faaliyetlerden o dağların 30 yıl sonra zaten yok olacağı, dağların içlerinin boşaltılarak, mıcırların, parke taşlarının vs. çıkartıldığı anlatılmamıştı.

Peki Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar konu ile ilgili neler söylüyor? Acar tüm bu iddialara youtube kanalı üzerinden yayınladığı bir video ile cevap vermeyi münasip buldu ve videoyu yalanlar / gerçekler başlığı altında sundu.

İşte Başkan Serkan Acar’a yöneltilen iddialar ve tüm iddialara verilen cevaplar:

İddia: Hisseli satış meclisten kaçırılıyor ve encümenle peşkeş çekiliyor.

Cevap: Hisseli tapuların satış yetkisi metrekare sınırı olmadan encümendedir.

İddia: İhaleye çıkmadan tüyü bitmemiş yetimin hakkını satıyorlar

Cevap: Hisseli tapularda satın alma hakkı önceliği hisse sahibinindir. İhale Yapılamaz.

İddia: Arazi kupon bir arazidir, konut dikecekler.

Cevap: Bahsi geçen arsa kesinlikle konut yapımına imarlı değildir. Yüzde 60 civarı sit alanı, bir kısmı kıyı terk alanı, bir kısmı da rekreasyon alanıdır ve bu şekilde imarları çıkmıştır.

İddia: Bu kadar kıymetli bir araziyi metrekaresi 25 TL’ye satıyorlar.

Cevap: Arazinin toplam metrekaresi 597.546’dır. Arazinin Aliağa Belediyesi’ne ait kısmı 583.682 metrekaredir. Arazinin kıyı ve 1. Derece sit olan alanları dışında, kullanılabilecek alan toplamı 5.803 metrekare’dir ve metrekaresi 2.584 TL’ye satılmıştır.

Aliağalılar ile konuşmaya devam ettik. Vatandaşın kafası karışık, bu işin altında başka bir şey olmalı diyor ve ‘bugüne kadar bizi düşünen, bizim menfaatlerimiz için, gazetelere özel haber yaptıran kimse olmadı. Sizden başka ‘bu konu hakkında ne düşünüyorsun?’ diye gelip, karşımıza oturan ve bizi dinleyen gazete de olmadı. Bakıyoruz satışa karşı çıkanlara, şu an siyasetin içinde olup, gelecek dönemde daha iyi yerlerde olmak isteyenler, belki kendileri belediye başkanı olmak istiyorlar, bilemiyoruz. Lakin bildiğimiz tek bir şey var ki, eğer Aliağa Belediyesi’nde kanunsuz bir işlem yapılsaydı bu kadar bağırıp, halktan medet beklemezlerdi. Direk mahkemeye gider, direk meclise giderlerdi. Demek ki, kanunsuz bir işlem yok, bizim galeyana gelmemizi istiyorlar, belki de bir sonraki dönemde kendileri satamayacakları için üzülüyorlardır’ dedi.

Diğer taraftan ise, bazı Ak Parti ve CHP’lilerin, Çaltıdere Bölgesinin taş ocağı ve beton yuvası olmaktan çıkarıldığı için hicap duyduğu da konuşulanlar arasında. Zira 2012 yılında Ak Partili Meclis Üyesine aynı arazinin Taş Ocağı depone alanı olarak 30 yıllık için yıllık sadece 4.000 TL karşılığı tahsis edildiği belgelenmiş durumda. Yine Çaltıdere Mahalesi’nde bir arazinin 20 yıl süre ile derebeton ve madenciliğe tahsis edilen bir taş ocağı da bulunuyor. 25 yıl süre ile Ak Parti Meclis Üyesi A. Erol Mete’ye kiralanan taş ocağının yıllık kirası 7.000 TL.

Bunlara ilaveten, satışa en çok karşı isim CHP İlçe Başkanı Özcan Durmaz’a da aynı dönemde, 20 yıl süre ile taş ocağı tahsis edildiği bilgisi bulunmakta.

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, suçlamalara verdiği cevapların sonunda, ‘yıllardır Aliağa ve İzmir’i siyasi olarak ön planda kutuplaştırarak arkadan birbirinize peşkeş çektiniz. Bana ve ekibime istediğiniz kadar çamur atın. Siyasi baskı yapın, dosya oluşturmaya çalışın, sonucu nereye varırsa varsın sizin gibileri milletin sırtından indirmek, bizim boynumuzun borcu. Allah’a da verdiğimiz sözdür’ dedi.