İzmir’in Foça İlçesi’nde katılımcılarının ve konuşmacılarının tamamı kadınlardan oluşan ve kadın haklarına yönelik konuların irdelendiği “Uluslararası Sözleşmeler Semineri” başladı. Seminerde; İç Hukukun yetmediği alanlarda dayanak oluşturan Uluslararası Sözleşmeler’den nasıl yararlanılacağı, toplumsal cinsiyet ayrımı dolayısıyla kadınların tabi olmaya zorlandığı ikincil konumları ve bundan kaynaklanan ayrımcılığın yok edilmesi konuları ele alınıyor.Foça Barış Kadınları platformu tarafından Foça Belediyesi Karakum Plajı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda, İstanbul Sözleşmesi konusuyla  Avukat Şenay Tavuz, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) konusuyla  Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doçent İlknur Yüksel Kaptanoğlu, B.M.Güvenlik Konseyi 1325 numaralı Kararı konusuyla eğitimci Sevna Somuncuoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Foça belediye meclisinin kadın üyeleri, Foça Barış Kadınları, Foça Forum, Yenifoça Forum Platformu, Foça Kent Konseyi Kadın Meclisi,Foça Çevre Platformu(FOÇEP), bazı siyasi partilerin kadın kolları temsilcileri ile İzmir ve çevre illerden davet edilen kadın platform ve STK temsilcileri seminere katıldı.     

Foça Barış Kadınları Platformu Sözcüsü Filiz Saltuğ Kardam yaptığı konuşmada hem kendi grubunun üyelerini, hem de Foça’da, İzmir’de ve yakın çevresinde özellikle kadına yönelik şiddet ve barışla ilgili hak temelli çalışmalar yürüten S.T.K. ların, derneklerin, toplulukların, inisiyatiflerin, kadın temsilcilerini, yerel yönetimlerde ve kent konseyleri kadın meclislerinde özellikle bu alanda sorumluluk taşıyan kadınları bir araya getirerek birlikte çalışma zemini yaratmak istediklerini söyledi. Bunun için ilk olarak ilgili uluslararası sözleşmelerde kazanılan hakları engelleme çalışmalarına karşı farkındalık yaratmak ve konuyu gündemde tutmak için eğitim amaçlı olarak  semineri planladıklarını belirtti.

Filiz Saltuğ Kardam; “ Bu semineri Uluslararası sözleşmelerin kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın önlenmesi, kadınların şiddetten korunması, toplumda eşit haklı bireyler olarak yer almaları açısından önemli hukuksal dayanaklar oluşturduğunun hatırlatılması ve bilinmesinin gereğine inandığımız için yapıyoruz. Bu sözleşmeler imzalandığında bize önemli haklar veren maddeler uygulanıyormuş. Hayır. Ülke yönetimleri bunları imzalıyor, sonra kendi standartlarına dönüyor ve yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar. Ama bunların bağlayıcı yönleri var. Öncelikle bu sözleşmeleri öğrenmemiz, sonra ihtiyaç halinde nasıl savunma yapacağımızı bilmemiz gerekli. Bu sözleşmeleri işletmek kadınlara, kadın hareketlerine, kadınların mücadele etmesine bağlıdır. Biz seminerde katılımcıların hem soru sormalarına hem de somut örneklerden yola çıkılarak çalışma yapmalarına olanak sağlayacak şekilde oturumlar düzenledik.”dedi.