Türkiye’yi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın temsil ettiği dün Brüksel’de başlayan NATO savunma bakanları toplantısına Barış Pınarı harekâtı damgasını vurdu. ABD’li Bakan Esper, toplantı öncesinde Türkiye’yi eleştiren bir açıklama yaparken Suriye sınırında ateşkesin sağlanmış olması, ayrıca Türkiye’nin stratejik konumu Ankara’ya yönelik tepkileri sınırlı tuttu.

Barış Pınarı harekâtı ve sonrasında yaşanan gelişmeler iki günlük toplantı için Brüksel’de bir araya gelen NATO savunma bakanlarının ana gündem maddesi haline geldi. Operasyonun ilk aşamasında başta ABD Savunma Bakanı Mark Esper olmak üzere NATO içinde Türkiye’ye karşı tavır takınılması çağrısında bulunanların eli son günlerde yaşananlar ışığında boş kaldı. Konuya ilişkin yoğun tartışma yaşansa da Türkiye’yi somut olarak olumsuz şekilde etkileyecek bir tablo oluşmadı.

Özellikle Türkiye ile ABD arasındaki anlaşma sonrasında operasyona ara verilmesi ve somut sonuç elde edilmesi havayı olumlu yönde etkiledi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, üye ülkeler arasında görüş ayrılıklarının sürdüğünü ancak ‘ileriye bakmaya’ odaklandıklarını söyledi. Görüş ayrılıklarının ilk kez yaşanmadığını hatırlatan Stoltenberg, “NATO birlik içinde” dedi. NATO’nun Suriye’de görev almasına ilişkin talep olmadığı ve son günlerde şiddette belirgin düşüş yaşanmasından duyulan memnuniyet Stoltenberg’in vurguları arasında yer aldı.

ÖNEMLİ MÜTTEFİK

‘NATO müttefiki olan Türkiye’ye kamuoyu önünde sert çıkışlar yapılmasının faydalı olmadığı’ görüşü de yavaş yavaş zemin kazanıyor. NATO’nun Türkiye konusunda manevra alanının dar olmasının birden fazla nedeni var. Stratejik konumu, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olması, İttifak misyonlarına düzenli ve önemli katkı yapması Türkiye’nin üyeliğine özel bir boyut katıyor. NATO füze sisteminin radarının Kürecik’te bulunması, Ortadoğu açısından kilit önemdeki İncirlik Üssü, Awacs erken uyarı uçaklarının Konya’daki üssü kullanmaları, örgütün kara operasyonlarından sorumlu komuta merkezinin İzmir’de olması ve Ege Denizi’nde göç akınına karşı yürütülen misyon Türkiye’nin alandaki önemini pekiştiriyor.

ESPER’DEN ELEŞTİRİ

Türkiye’nin özellikle Rusya ile iyi ilişkide olması ise tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Esper, Türkiye’nin yanlış yönde ilerlediğini belirtti. Operasyona atıfta bulunarak, “NATO müttefiki olan Türkiye ile savaşacak değiliz” diyen Esper, “Hep beraber Türkiye’yle ortaklığımızı güçlendirmek için çalışmalıyız ve Türkiye’nin eskiden olduğu gibi güvenilir ve güçlü bir müttefik olmasını sağlamalıyız” ifadelerini kullandı.

ALMANYA BİLGİ VERDİ

Almanya, bölgede uluslararası güvenlik bölgesi oluşturulması fikri konusunda NATO’yu bilgilendirdi. Rusya’nın da katılımını gerektiren, müttefiklerin mesafeli yaklaştığı bu fikrin hayata geçirilmesine ilişkin ciddi soru işaretleri var. ABD katılmayacağını belirtirken, Stoltenberg böyle bir adım için Birleşmiş Milletler’in onayının gerekebileceğini söyledi.

Suriye krizi nedeniyle bölgede konuşlu füze savunma sistemlerinin geleceği de gündemde. İtalya’ya ait SAMP-T ve İspanya’ya ait Patriot sistemleri halen bölgede. Fransa, İtalya’nın yerine geçme eğilimindeydi ancak operasyon sonrasında tavrını olumsuza çevirdi.

SAYGISIZ VEKİLE DİSİPLİN CEZASI

TÜRKİYE’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri operasyonu protesto etmek için üzerinde TBMM logosu bulunan bir çikolata kutusunu Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda yere fırlatan İtalyan parlamenter Angelo Ciocca’ya disiplin cezası verildi. AP Başkanı David Sassoli, Ciocca’nın kabul edilemez şekilde hareket ettiğini belirterek, “Bu tür hareketlere hoşgörü göstermeyeceğim” dedi. İtalyan aşırı sağcı Lig üyesi olan Ciocca, AP’deki siyasi grupların başkanlarının da onay verdiği ceza gereği 10 günlük ödenekten mahrum kalacak ve 5 gün boyunca genel kurul ya da komisyon çalışmalarına katılamayacak.

Öte yandan Barış Pınarı operasyonunun durmasına rağmen Türkiye’ye yönelik eleştirilerini sürdüren AP, harekâtı kınayan bir kararı kabul etti. Kararda, Türkiye’ye hedef odaklı yaptırım uygulanması istendi ve atılabilecek adımlar arasında gümrük birliğinin askıya alınması da sayıldı. Askeri müdahale sırasında insan haklarını ihlal eden yetkililere vize yasağı talep edilen kararda, Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarının olduğu kabul edildi, ancak bunların askeri değil siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesi vurgusu yer aldı. Türk Dışişleri Bakanlığı ise AP’nin kararını reddeden bir açıklama yayınladı. Partilerin TBMM grup başkanvekilleri de ortak yazılı açıklama ile kararı kınadı.