Gıda güvenliği, sürdürülebilir tarım ve adil gıdaya erişim başlıklarında son dönemde önemli adımlar atan İzmir Büyükşehir Belediyesi, uluslararası ölçekte dikkat çeken bir sürece dahil oldu. Belediye, dünya genelinde 300’den fazla kentin imzacısı olduğu Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP)’na katılarak, İzmir’i küresel gıda politikaları ağının bir parçası haline getirdi.
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde yürütülen gıda güvenliği odaklı projeler doğrultusunda atılan bu adım, kentin sürdürülebilir gıda vizyonunu uluslararası zemine taşıdı.
Yerelden Küresele Uzanan Gıda Politikası
Belediyenin Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kapsamında; tanzim satış modeliyle hizmet veren İZMAR mağazaları, İZTARIM aracılığıyla çiftçiden temin edilen güvenilir gıdalar, kent bostanları, kompost üretimi ve gıda atıklarının geri dönüşümü gibi uygulamalar öne çıkıyor.
Organik tarımın teşviki, kırsal üretimin desteklenmesi ve kuraklıkla mücadele başlıklarında yürütülen projelerle İzmir, yalnızca tüketimi değil üretimden atık yönetimine kadar uzanan bütüncül bir gıda sistemi kurmayı hedefliyor.

6 Temel İlkeye Taahhüt
Milano Paktı’nı imzalayan İzmir Büyükşehir Belediyesi şu başlıklarda taahhüt verdi:
Gıda yönetişimini güçlendirmek
Sürdürülebilir ve sağlıklı beslenmeyi desteklemek
Sosyal adaleti gözetmek
Yerel üretimi teşvik etmek
Tedarik ve dağıtım zincirini iyileştirmek
Gıda atıklarını azaltmak ve etkin atık yönetimi sağlamak
Bu kapsamda belediye; sağlıklı ve erişilebilir gıdaya ulaşımı artırmayı, gıda israfını azaltmayı, biyolojik çeşitliliği korumayı ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi gıda politikalarının merkezine almayı hedefliyor.

İzmir Deneyimini Dünyayla Paylaşacak
Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı’nın eylem çerçevesi, İzmir’in mevcut çalışmalarına rehberlik edecek. Kentte geliştirilen uygulamalar, diğer şehirler ve uluslararası ağlarla paylaşılacak. Böylece İzmir, yerel ölçekte güçlendirdiği gıda politikalarıyla küresel ölçekte de örnek gösterilen kentlerden biri olma yolunda ilerleyecek.
Bu üyelik, İzmir’in “sofrada adalet” yaklaşımını kurumsallaştırırken, kent tarımından atık dönüşümüne kadar uzanan projelerin daha da yaygınlaşmasının önünü açacak.