Hayrettin YILDIRIM


Dünyamizin Sabri Tükeniyor.


“ÇOK GEÇ KALMADAN HAREKETE GEÇMEK ISTEYENLER IÇIN”

“Deprem; Yer kabugunda beklenmedik bir anda ortaya çikan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgalarin yeryüzünü sarsmasi olayina denir. Sismik aktivite ile kastedilen, olayin meydana geldigi alandaki depremin frekansi, türü ve büyüklügüdür. Deprem; tusinami, sel, heyelan, firtina gibi diger dogal olaylari da etkilemektedir.”

Bu tanimi neden paylastim? ….

Paylastim çünkü; depremin meydana gelmesinde, o cografyada yasayan insanlarin; inanç,töre, dil, din, irk veya yasayis tarzlarinin etkisi yoktur.

Tabi ki, yer alti ile ilgili yapilan bazi bilimsel çalismalarin zaman içindeki olumsuz yansimalarinin etkisi olabilir.

Ancak inancin veya yasama biçiminin kesinlikle etkisi yoktur. Tanimda da belirtiyor “beklenmedik bir anda ortaya çikan enerji” Demem o ki, Izmir’de meydana gelen depremin, Izmirlilerin alkol kullanimiyla veya rahat giyinmeleriyle alakasi yok.

Bunun böyle olmadigini sende biliyorsun.

Yapmak istedigin sey; senden daha geri zekali birini bulursan, onu ikna etme çabandan baska bir sey degil.

Deprem sonrasi gördük ki; Türkiye tek yürek olmus, Izmir haberlerini seyrederken, göçükten çikarilan insanlari tüm ülke alkislarla karsilarken, “birileri” sosyal medyada paylasimlarda bulunmus.

“Izmir’de alkol çok tüketiliyor, kadinlar çiplak geziyor….” Gibi bir yigin saçmalik.

Birlik olmamiz gereken en hassas dönemlerde, bu tür insansilarin (insan diyemiyorum bunlara)  böyle yorumlarla medyayi kirletmeleri beni insanligimdan utandiriyor.

Ancak, bu insansilarin saçma yorumlarini bir kenara biraksak bile, söyle bir de gerçek var. Depremi engelleyemeyiz, ama korunmak elimizde.

Alinacak tedbirleri yillardan beri uzmanlar siraladi.

Ne kadar dinledik onlari?

Sadece deprem sigortasi yapilarak çözüldü mü sorunlar? Çözülmemis. Izmir bunun kaniti iste. Yapilasma, bina güvenligi, çevre düzenlemesi….say say bitmez.

Sonuç; yasam seklimiz veya inançlarimiz depremi tetiklemiyor, ancak insanlik olarak suçumuz büyük.

Ünlü bilim adami fizikçi Stephen Hawking, 2015 yilindan bu yana “Insanligin dünyadan ayrilmasi gerektigini” sik sik yineliyor. Yeni yayinlanan bir BBC belgeselinde bir kez daha bu konuya dikkati çekip, insanligin dünyadaki vaktinin giderek kisaldigini söylerken, “Önümüzdeki 100 yil içinde tehlike büyük. Iklim degisikligi, asteroid çarpmasi, asiri nüfus artisi gibi tehditler insanligi yok olmaya sürükler,” diyor.

Yine, Grenoble Üniversitesi Ögretim Üyesi Jean- Pierre Dedieu’ya göre, sera etkisi sonucunda bu sene karbon dioksit salinimi milyonda 400 seviyesine ulasti. Bu son üç milyon yilda görülen en yüksek rakam!.

Yine ayni üniversiteden Fanny Brun, “Son on yilda Himalayalar’daki büyük buz kütleleri eridi. 1993 yilindan beri okyanuslarda su seviyesi her sene ortalama 3.3 mm yükseliyor,” saptamasinda bulunuyor.

Örneklerden gördügümüz kadariyla, bilim dünyasi bizi uyariyor.

Gelecegin nasil olacagina daha dogrusu pek iç açici olmayacagina isik tutuyor.

Doganin sundugundan daha fazlasini tüketiyor, dogal kaynak stoklarini yok ediyoruz.

Doga ve dünya tükeniyor.

Dogayi ele alis seklimizi, onu kullanim tarzimizi, sorgulamaliyiz.  

Bindigimiz dali bu sekilde kesmeye devam edersek,  daha çok afetler yasayacak insanoglu.

Bu gidise, bu çilginliga “DUR” demek zorundayiz.

Çok geç olmadan!.