Hayrettin Yıldırım


Üfürükçünün biri üfledi sen de belge sanip kaleme aldin öyle mi?


Böyle bir yaziyi kaleme aldigim için okuyucularimdan özür dilerim.

Gazetecilik zor istir.

Emekli olmus ya da “Sör” lük yaparak geçimini saglamak adina klavye basina oturmak hiç degildir.

Öncelikle yürekli olacaksin.

Arastirmaci olacaksin.

Söz uçar yazi kalir.

Tarihe serh düsüyorsun.

Bunun ne demek oldugunu bileceksin.

Ustalarimdan, Tarik Dursun K. Hocamdan böyle ögrendim.

Seçimden seçime ortaya çikip bir iki balgam atayim,

Ya tutarsa…

Sorumsuzlugu ile bir seyler karalamak degildir!

Dün bir yazi okudum,

Izmir’de çikan bir yerel gazetenin imtiyaz sahibi ve yazi isleri müdürü ‘Eyy Aliaga filleri, rahat edeceksiniz diye çimleri öldürmeyin…’ diye sözde bir köse yazisi yazmis.

Meslegim adina utandim.

Belli ki Aliaga’da bir seylerden rahatsiz bir vatandas, sözüm ona kendini gazeteci sanan birine bir seyler söylemis.

O arkadas da arastirmadan, sorusturmadan bir yazi kaleme almis.

Yazinin basinda da bir uzmanlik payesi vermis kendine.

Bu yaziyi okuyan her Aliagali adina birkaç sorum olacak.

Sayin uzman; Öncelikle muhtemelen yesildeki anlayisimiz ayni degil.

Muhtemelen cüzdaninizdaki yesilliklerden bahsediyorsunuz.

Eger dogadaki yesili kast ediyor olsaydiniz,

Su anda hali hazirda dogadaki yesili katleden iki dev fabrikayi gözünüz görürdü.

O size belgeleri aktarip, sizi uzman yapan Aliaga’nin yerlisi olan vatandasin biliyor olmasi lazim.

Ayrica; cüruf konusunda kendiniz ve kaleminiz ile nasil dalga geçtiginizi eminim bilmiyorsunuz.

Eger biliyor olsaydiniz,

Biçerova  dedigimiz Demir Çelik fabrikalari bölgesi 40 yildan bu yana oldu cürufova.

Cürufova ve Demir Çelik fabrikalarin depolama alanlarinin hemen 5-6 metre alti daha önce denizdi.

Tarih içerisinde depremlerle, sellerle vs. olusmus bir toprak parçasi.

Simdi;

Cüruf depolama alanlarinin alti kil, daha alti ise kaya.

Cüruftan zehirli atiklar yagmur sulari ile geçirgen topraklara ulasip yeralti kaynaklarini zehirliyor gibi mesnetsiz, laubali, maksatli bir iddia ortaya atarsaniz,

Halk size sorar: ”Bir dakika ya depolama alanindan yeralti su kaynaklarina zehir iniyor ise, Biçerova’da depolama alanlarinin 5-6 metre alti su… Eee buradan denize zemzem suyumu karisiyor. Asil tepki göstermeniz gereken bu alanlara niye sesinizi çikarmiyorsunuz?”

Diye sorarlar adama.

Izmir Büyüksehir Belediye bu depolama alanlarindan her yil yaklasik 320 000 ton cüruf satin aliyor.

Tüm düzenlemelerinde vs. bu malzemeyi kullaniyor…

Ne oluyor abi?

O cüruflar organik mi?

Hiç sesiniz çikmiyor!

Bak bir sey daha diyeyim.

Zaman zaman belediyeden ya da birilerinden alinan ilanlar karsiliginda, Foça’da gazetenizi görüyorum.

“Nekaa köfte, okkaa ekmek” misali.

O Foça’da var ya tüm yol yapim çalismalarinin altinda, o yeralti kaynaklarini zehirleyen cüruf, dolgu malzemesi olarak kullanildi.

Hiç kimseden ses seda çikmadi.

Neden, neden?

Yeni Foça sahil düzenlemesinde yer yer denize bile dolgu malzemesi olarak, Büyüksehir Belediyesi gene o cürufu kullandi.

Gene kimseden ‘gik’ çikmadi.

Ne oluyor?

Oralardan asagi, su yeralti kaynaklarini zehirleyen terane neyse, zehirleyen zikkim inmiyor mu abi?

Uzman kimliginizle bir cevap verin de kamuoyu engin tecrübenizden yararlansin.

Bu arada Sayin Uzman bir konuda dipnot bilgi.

Cüruf depolama alanlari iki tanedir.

Bunlardan biri Foça sinirlari içindedir.

Ayrica yerel belediyeler bu tür yerlere ruhsat vermez,

Büyüksehir’e görüs bildirir.

Ruhsat islemleri Il Saglik Müdürlügü ile  Büyüksehir Belediyesi tarafindan verilir.

“ÇED” raporu da alinmaz.

Bunu sebebi de Dünya Saglik Örgütü’nün “INOT ATIK” ilan etmesidir.

Aliaga sinirlari içinde cüruf depolama alani ise, yaklasik 10 yil önce bu islemlerini tamamlayip faaliyete geçmis bir yerdir.

Biliyorsan konus seni muallim sansinlar,

Bilmiyorsan sus, seni alim sansinlar.

Su belediye bilmem kimden borç para filan almis mis…

Bak buradan ne anladigimi söyleyeyim mi?

Cüruf konusunda mictim, hadi su borç hikayesini de yazayim da üzerine bir tüy dikeyim.

Sayin Uzman;

Gelisen her yerde sorun her zaman olacaktir. Aliaga’da da tabi ki var.

Isin gazetecilik yapmak ise, gel buraya, masa basinda oturup abuk sabuk söylemler üzerine yazmak yerine, bilgiye dayali çalisma yap hatta biz de yardimci olalim.

Yoook, derdin baska ise,

Cüzdan yesili ise yanlis hesaplar pesindesin.

Yook bu da degilse,

Biraz arastir.

Gazeteci kimliginle kaleme aldigin yazilarla da bizleri gururlandir.

Utandirma.