Hayrettin Yıldırım


TAHIR EFENDI BIZE KELP DEMIS



“Müftü efendi bize kafir demis

Tutalim ben O’na diyem müselman

Lakin varildikta ruz-i mahsere

Ikimizde çikariz orada yalan”

Nefi 17. yüzyilda yazmis bu dörtlügü. 

Bugün sosyal medyada bir gazete sayfasinin üzerine yazilan yorumu görünce.

Nereden geldiyse, aklima geldi.

Okuyucu ile paylasayim istedim. Aliaga’dan bir siyasetçi hiç erinmemis, üsenmemis Torbali’ya gitmis bir gazeteye demeç vermis. 

O gazetenin Aliaga’da dagitimi var mi?

 Yok.

Aliagali o gazeteyi alip okuyamayacaksa niye o gazeteye manset haber yaptirilir?

Vardir bir hesap.

 Sorun su ki o hesabi biz bilmiyoruz. 

O malum siyasetçi sonra o gazetenin manset haberini kendi sosyal hesabindan paylasip üstüne de Aliaga’da yasayan basin mensuplarina veryansin bir açiklama yazisi yazmis.

Hiç kimse adina konusma hakkina sahip degilim. 

Bizde her koyun kendi bacagindan asilir.

Bugüne kadar kamu adina dogru bildigim seyleri yazmaktan asla geri durmadim durmayacagim da.

Birileri karanlikta göz kirpip ardindan “göz kirptim görmedi” diyorsa bu durum tam da böyle bir sey 

Cevaben tek sey söylerim;

Yazik, çok yazik.

Hadi sen git kumda oyna. 

Aliaga gibi bir kentin hasbelkader siyasetinde bir sey olmussun ama bu isler seni asar.

 Uzun soluklu maratona benzer siyaset.

Sen git kisa kosular yap.

Bir ile bini ayirt edemeyenlerin isi degil bu isler.

Yani, kisa bir süre önce bir gazetede çikan bir haber üzerine tepki gösterip.

Ardindan herkesi ayni kefeye koymak bu kenti yönetmeye talip birilerinin isi olmasa gerek.

 Adama sorarlar;

 “Sen daha üç tane gazeteciyi birbirinden ayirt edemiyorsun.

Bu kenti yönetmeye, muhalefet etmeye vs. nasil talip olacaksan”

Sorarlar, emin ol sorarlar.

 Siyasi sovlar, algi operasyonlari bazen is yapar.

Büyük kentlerde evet.

 Ancak Aliaga gibi önemli, büyümekte olan bir ilçede ise insana lakap olur ancak.

 Dikkat edin de adiniz sovmene çikmasin.

Derler mi?

 Derler, derler