Diyarbakır’da corona virüse yakalanan sağlık çalışanı Melek Yıldırım, hastalığı yenmesinin ardından taburcu oldu. Hastalık sürecinde babasıyla arasında geçen telefon konuşmasını aktaran Yıldırım, babasının kendisine “Eve gelme” dediğini söyledi.

Diyarbakır’da yakalandığı yeni tip corona virüsü (Kovid-19) yenerek sağlığına kavuşan İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Sağlık Hizmetleri görevlisi Melek Yıldırım, plazma bağışıyla başka vakalara umut oldu.

Diyarbakır’da yakalandığı yeni tip corona virüsü (Kovid-19) yenerek sağlığına kavuşan İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Sağlık Hizmetleri görevlisi Melek Yıldırım, plazma bağışıyla başka vakalara umut oldu.

“28 Mart gecesi, saat 23.00 sıralarında taburcu oldum ve evde 14 günlük izolasyon dönemi başladı. Fakat ailem Mardin’de olduğu için evde de yemek yapacak kimse olmadığı için babamı aradım. Babam, ‘Kızım eve gelme’ şeklinde konuştu. (Gülüyor) Sonra zaten babam köye gitti. Annem Mardin merkezde, ben de Diyarbakır’da kaldım” ifadelerini kullandı.Annesinin de bu hastalığı geçirdiğini herkesten saklamasını istediğini belirten Yıldırım, “Bu arada toplumun bakışını yansıtması açısından anlatmak isterim; benim sonucum pozitif çıktığında annemin ilk tepkisi, ‘Kızım bunu kimseye söylemeyelim. Asla akrabalar duymasın evlenemezsin’ oldu” şeklinde konuştu.

İşte Yıldırım’ın Habertürk’e anlattıkları:
Diyarbakır’a döndükten 5 gün sonra, 15 Mart gecesi hastaneye başvurmak mecburiyetinde kaldım. Şu şekilde ki bende kesik öksürük ya da solunum güçlüğü gibi semptomlar olmadı fakat çok şiddetli eklem ağrısı ve ateşimin yükselmesinin sonrasında hastaneye gittim. 16 Mart’ın ilk saatlerinde, doğum günümde, hastaneye yatışım yapıldı.
“Çok korktum”
17 Mart’ta yapılan testin sonrasında pozitif olduğumu öğrendim. O an inanın kendi ismime üzülmedim fakat temasta bulunduğum insanlarla alakalı çok büyük korku yaşadım. Fransa dönüşü temasta bulunduğum 8 kişiden 2’sine Kovid testi yapıldı ve olumsuz çıktı. Öbür 6 kişi ise 14 günlük karantina sürecini problemsiz atlattı. İşin enteresan yanı, Fransa’daki yakınlarım da olumsuz çıktı. Bu şekilde olunca ben virüsü, İstanbul’da ya da uçakta kaptığımı düşünmeye başladım.

“Her yere taşıyorsunuz”

Ben ise pozitif çıktığımda aşama aşama entübe edileceğimi, solunum güçlüğü çekeceğimi düşündüm. Fakat şu bilinmeli ki; herkes bu virüsü aynı şekilde yaşamıyor ve atlatmıyor. Dediğim gibi bende hiç öksürük olmadı, eklem ağrısı oldu. Bu olayı çok ciddiye almamız gerekiyor. Bir de dışarıda eldiven takanlara bir uyarım olacak. Eldiven sizi korurken eldivendeki olası virüsü dokunduğunuz her yere taşıdığınızı unutmayın. Bu yüzden temastan uzak durmak daha iyi bir korunma şekli herkes için.

“Virüsü kapacağıma olasılık vermiyordum”

Plazma bağışı yaptığım zaman psikolojimin düzeldiğini belirtmek isterim. 8 Nisan ve 15 Nisan’da iki defa serum bağışında bulundum ve iki kişinin yaşamına dokunmak, iyileştirmek ismine adım attım. Bu çok farklı bir duygu ve mutluluk. Son olarak bir şey daha söylemek isterim. Nasıl ölümü bilmiyorsak; bu virüsü de belirtiler ortaya çıktığında öğreniyorsunuz. Ben de virüsü kapacağıma olasılık vermiyordum ve çok dikkat ediyordum fakat pozitif oldum.”