Atatürk tarafından söylendiği gibi kullanılmayan veya anlaşılmayan 3 ifadenin herkes tarafından doğru bilinmesi ve kullanılmasında fayda var. Bu kelimeler yanlış manalarda kullanıldığı zaman farklı yorumlara da neden olmaktadır. O nedenle kelimeler yerinde ve doğru kullanılırsa gerçek anlamlarını ifade ettiklerini göreceksiniz. Yanlış anlaşılan bu ifadelerin farklı yerlere çekilmesiyle, uygun olmayan yorumlar yapılmaktadır. Bu tür yorum farklarından kaçınmak için yanlış anlaşılan bu kelimelerin, yerinde ve doğru olarak bilinmesi ve kullanılmasının önemli olduğuna inanıyoruz.

Bu kelimelerin doğru ve yerinde kullanılmadığını ifade eden Sayın Prof. Dr. D. Ali ERCAN Hocamıza bu açıklamalarından dolayı teşekkür ederiz.

1) HALKÇILIK = DEMOKRASİ

Atatürkçülüğün 6 İlkesi; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılâpçılık olarak tanımlanmaktadır.

Bu İlkelerden biri olan Halkçılık, sanki ezilen Halktan yana olmakmış gibi tanıtılmakta ve gerçekte Atatürk’ün anlatmak istediği“Demokrasi = Halkın Yönetimi” anlamına kullanılmamaktadır.

Demokrasinin kökeni Grekçe’den gelmekte “Demos = Halk”ve “Krates = Yönetim” kelimelerinden oluşmaktadır. Halkçılık ifadesi de Demokrasinin karşılığı olarak kullanılmış ve Atatürk İlkelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Eğer Halkçılık İlkesi, Demokrasi olarak alınmaz ise; Atatürk İlkelerinin eksik olduğu gibi eleştiriler ile karşılaşabilirsiniz. Halbuki bu bir eksiklik değil yanlış değerlendirmedir.

2) ÖĞÜN = DÜŞÜN

Atatürk’ün Türk milletine veciz sözü “TÜRK, ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN”  içerisinde (yumuşatılmış haliyle) geçen “öğün” sözcüğü, çok kimsenin yanlış bildiği şekliyle, övünmek böbürlenmek, anlamında bir sözcük değildir.

Orta Asya Türkçesinde “ögünmek” bu gün bizim Anadolu Türkçesinde “düşünmek” kelimesiyle belirttiğimiz kavramdı. “fikir” anlamına gelen Arapça sözcüğün Türkçe karşılığı  “ög” (bazı Türk lehçelerinde ök, öğ, öy, oy) şeklindedir. öğ-üt (arapça: ders, nasihat)  ve öğ-leten  -> öğretmen (fikir veren) kelimeleri bu sözcükten türetilmiştir. Türkçe “oy vermek”  Arapça “fikrini beyan etmek”  anlamına geliyor…

ORTA ASYA             ANADOLU

ÖG-ÜN-MEK     <–> DÜŞÜNMEK

DÜŞ-ÜN-MEK   <–> ANLAMAK

AN-GI-LA-MAK <–> HATIRLAMAK

Dilin arınmasını amaçlayan, Öz Türkçeyi yeniden canlandırmak isteyen Büyük Atatürk, Bilge Kağanın 1200 yıl önceden Türk ulusuna seslenişine benzer şekilde,  “Türk, öğün, çalış, güven” demiştir; bunun açılımı kısaca şöyledir;

“Önce düşün, kafanı çalıştır, Sonra kolunla, bedeninle çalış ve üret;  İşte o zaman geleceğe güvenebilirsin…”

Övünebilmek için önce öğünmek gerekir.

“Türk, Öğün. Çalış. Güven”    1935 M. Kemal Atatürk

“Ey Türk Budunu, Ögün…”       735 Bilge Kağan

3) MENSUP (“Meczup” değil)

“Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin emir ve isteklerini yapmak, insan olmak için yeterlidir.” (1925)

Atatürk tarafından söylenen bu söz, bazen yanlış kullanılmakta ve bu söylemde geçen kelime “meczuplar” olarak ifade edilmektedir. Doğrusu yukardaki gibi “mensuplar” olarak kullanılmasıdır.