Hayrettin Yıldırım
Hayrettin Yıldırım

Şu cüruf meselelerini, Foça’da çevrecilik oynayanları yazmayayım diyorum.

Gidip gelip gözümün içine giriyorlar neredeyse.

Yapmayın arkadaşlar.

Çevrecilik; son elli yılın ve geleceğin ideolojisidir.

Ciddiyet ister, araştırma ister.

Emekli ya da işi gücü olmayanların “hadi bir şey yapalım.

Ne kadar çevreci olduğumuzu gösterelim” diyerek;

Araştırmadan, soruşturmadan, aslını öğrenmeden yapılacak bir eylem biçimi değil.

Durup dururken niye mi böyle bir giriş yaptım?

Anlatayım; Bugün Bağarası’ndan dört telefon aldım. ( bir tane de Yeni Foça’dan)

Atladım gittim.

Futbol sahasının hemen yakınına cüruf dökülmüş, ayrıca iki mahallenin yoları da cüruf ile tesviye ediliyor.

Yapan kim?

Demelerine göre Foça Belediyesi.

“Ee ne olmuş” dedim.

Dediler ki; “ deme öyle abi, acayip kanserojen bir şeymiş bu cüruf denen şey”.

“Kim diyor?”  dedim.

“Ağabey daha iki gün önce, Kozbeyli yoluna da cüruf dökmeye kalktılar. Çevreciler durdurdu, tamamen bu yüzden. Çok acayip bir şey bu illet. Ta yer altı su kaynaklarını bile zehirliyormuş.”

Dedim ki;”Bunu da size o çevreciler mi dedi?”

“Evet, ağabey hiç sosyal medya kullanmıyor musun? Aç sayfalarını da bak,  neler yapmışlar.”

Çok acayip bir illetmiş öyle mi?

 Vay arkadaş..!

Dedim ki; “ Onlar çevreci filan değil.

Olsalardı;  daha iki yıl önce Bağarası- Gerenköy yolu, Yenifoça- Bağarası yolu, Gerenköy yol kavşağı- Kozbeyli yolu, Yenifoça sahil bandı, Narezen Mevki alt yapı çalışmalarında dolgu malzemesi olarak komple bu malzeme kullanıldı. O zaman neredeydi, bu çevreciler?”

“Görmediniz mi?

Şimdi;  Kozbeyli Yolu’na ve Bağarası’na dökülen bu dolgu malzemesi yer altı kaynaklarını ne kadar zehirliyorsa;

Az önce saydığım yerlerde kullanılan aynı malzeme.

Oralar da zehirlenmiyor muydu?

Sözünü ettiğim alanlarda, yer altı su kaynaklarına arınarak mı akıyordu?

Yok değilse; niye o günlerde sessiz kaldılar?

Bunların derdi başka.”

Ne olduğunu anlayan beri gelsin.

Yeminle anlamış değilim.

Kozbeyli’ de dolgu döküm işi durdurulmuş.

Belediye Başkanı’nı da çağırmışlar.

O da hassasiyet göstermiş gitmiş.

Acaba benim yaptığım bu sorgulamayı Fatih Gürbüz’de yapmıyor diye mi düşündüm?

Yanınızdan ayrıldığında, “dünlerde aynı duruma sessiz kalanlar, şimdi ne yapmaya çalışıyorlar” demeyecek mi?

İnşallah demez.

Derse eğer, sizi çevre eylemlerinde ne kadar ciddiye alır? Bir düşünün.

Şöyle mi diyorsunuz?

Daha önceki Başkanlarının her ikisinde de ( Büyükşehir ve Foça Belediye başkanları) yılların tecrübesi vardı.

Fatih Başkan ise daha bir ayını bile doldurmadı.

Diyorsanız çok büyük hata yapıyorsunuz!

Yumuşak atın tekmesi sert olur; bunu unutmayın.

Asıl kaygım ne biliyor musunuz?

Bir gün gerçekte ciddi bir çevre sorunu ile karşılaşıldığında,

Foça’daki STK’ nın bu gayri ciddi eylemleri yüzünden,  halk o ciddi sorunu ciddiye almayacak.

Hatta siyasi erkler de.

Sizin yüzünüzden Allah korusun;  öyle bir felaketle mücadele için gerekli enerjiyi, tepkiyi göstermeyecek halk.

Olan bu cennet Foça’ma olacak.