Hayrettin Yıldırım Yazar
Hayrettin Yıldırım Yazar

Foça Belediyesi’nden bir “tavşana kaç, tazıya tut” klasiği daha.

Bıkmıyorsunuz, yorulmuyorsunuz, vazgeçmiyorsunuz.

Utanmazlığın dibi böyle bir şey olsa gerek.

Cumartesi günü ve bir gün öncesinde toplantılar, yazışmalar yapılıyor.

Gölyüzü mevkiine gidilecek şu meşhur cüruf zımbırtısı protesto edilecek.

Firmanın hammadde olarak depoladığı plastikler yanınca, ortaya çıkan çevre kirliliği protesto edilecek.

Herkes kurnaz,

Herkes zeki.

Bir halk değil!

Ilıpınar toplanma bölgesinde sözüm ona çevreci hareketin başında olduklarını sanan birileri…

‘Hadi Bağarasına’da keşif için gelinecek, oraya gidiyoruz’ile birlikte herkes arabalarına bindi, gidildi.

Bu ara aktivistlerin bile aslında bir kısmı Gölyüzü’ne gidilecekken, niye Bağarasına gelindiğini bilmiyordu.

Sonra öğrenildi ki oraya yapılacak bir santral için gidilmiş.

Halkımın, köylümün zekası ile dalga geçmeye çalışmayın.

Kendinizi küçük duruma düşürüyorsunuz.

Sadece kendinizi aldatıyorsunuz.

Bağarası- Ilıpınar sınırları arasında BİO Enerji Santrali için bir firma Foça Belediyesine başvuruyor.

Belirlenen yer konusunda vatandaş sıkıntılı.

Doğru fizibilite yapılmadığını düşünüyor ki; öyle!

Rüzgar yönleri bence de iyi hesaplanmamış.

Foça Belediyesi bu gerekçe ile sanırım vatandaşın oluşturduğu baskıya yenik düşerek, iptali konusunda dava açıyor.

22 Eylül Günü söz konusu dava adına bilirkişi heyeti,hakim ile Foçalılar arazi üzerinde.

Gelişmeleri izliyorum.

Öncelikle Eski Belediye Başkanlarından Ercan Yüksektepe ile Nihat Dirim bilirkişi gelmeden biraz önce halkı bilgilendirme adına kısa birer konuşma yaptılar.

Genel duruş şu; Bio Enerji Santraline karşı değiliz ama niye burası?

Kuzey Rüzgarlarının köyleri ve Foça’yı olumsuz etkileyeceği yönünde endişeler var.

Devamında bilirkişi heyeti geldi.

Hakim vatandaşların ve Foça Belediyesi’nin avukatlarını dinledi.

Buraya kadar her şey normal,

Firma yetkilisi bir konuşmaya başladı,

Ayaklarımın altından toprak kaydı adeta.

Bu arada ilginç olan şey ise üç kişiyi bir arada gördüğünde boy göstermeye pek hevesli olan Belediye Başkanı ve havarisinden kimse yok.

CHP İlçe Teşkilatından da kimse yok.

Ne oluyor? Aliağa sınırları hatta Soma’ya vs. eylemlere gidip selfieler çekenler yok!

Neler oluyor?

Demeye kalmadan gerçekler ortaya, firma yetkilisinin ve Çevre İl Sağlık Yetkilisinin ağızlarından dökülmeye başladı.

İstemezükçü Belediye Başkanlığı adına konuşan avukatlara,

Çevre İl Sağlık Yetkilisi, “ Biz öncelikli olarak Foça Belediyesinden ve Foça Tarım İlçe Müdürlüğünden görüş aldık. Her ikisi de olumlu görüş bildirdiler. Bu iki kurum olur verince biz de gereğini yaptık “ dedi.

Ardından firma yetkilisi şöyle söze girdi, “ Bütün bu yaşananları şaşkınlık içinde izliyorum. Bunların yaşanacağını bilseydim böyle bir yatırımı burada yapmaya kesinlikle kalkışmazdım. Konu ile ilgili Foça Belediyesine geldiğimizde, Başkan bizi çok iyi karşıladı. Daha önce kendilerinin de benzer bir proje üzerinde çalışma yaptıklarını ancak başlayamadıklarını ifade etti. Hayırlı olsun, elimizden gelen desteği sağlarız dedi. Bu yer ile ilgili de bize yola yakın olmasın ricasında bulundu.

Hiçbir şey anlamıyorum!

Her şeyi Foça Belediyesi ile uyum içinde çalışmalar yapabileceğimizi söyleyenlerle şimdi mahkeme karşısında olmak çok üzücü” şeklinde devam eden uzun bir konuşma…

Ne anladınız bu anlatımlardan.

Ben o eylemde niye olmadıklarını çok iyi anladım.

Kaldı ki firma yetkilisi bu açıklamaları yaparken tek belediye yetkilisi Meclis Üyesi Halil çıtak ve belediye avukatlarından bir tek itiraz gelmedi.

Halk içinde çok güzel bir söz vardır “Ananı ütüleyen kadı, kimi kime şikayet edeceksin?”

Gölyüzü Mevkiine cüruf depolanmasına olur veren.

Bağarası sınırları içine Bio Enerji Santrali yapılsın diye olur veren de Foça Belediyesiyken, iptali için dava açanda kendisi.

Bu ne lahana turşusu, ne perhiz diye sorarlar adama.

Niye abi niye?

Önce ne oluyor da olur veriyorsunuz,

Sonra ne olmuyor da vazgeçip iptali için dava açıyorsunuz demezler mi?

‘’22 Eylül’de niye yoksunuz,Bağarası sizleri ilgilendirmiyor mu?

Yoksa tüm bu gelişmeler halkın içinde yüzünüze vurulacak diye mi yoksunuz?

Sizin bu tavşana kaç, tazıya tut davranışlarınızı yazmaktan bıktım siz bıkmıyorsunuz.

Vay arkadaş!

Bu ne azim böyle?

Hiç mi utanmanız, arlanmanız yok sizin!

Halka bu yaptıklarınızdan zulümlerinizden hiç mi vazgeçmeyeceksiniz?

Size yazıklar olsun demeyeceğim.

Siz zaten yazık ediyorsunuz kendinize!